KÜTÜPHANE

16 MAYIS 2 dakika, 8 saniye 2 dakika, 8 saniye.

sözcükler kitap aralarına karışmıştı

rafların ve aralanmış yaprakların eskiliğinden bir tarih çıkagelmişti

bayan Angela içeri girdiğinde umarsızca saklanırdım perde arkasına

kızların kitap okuması yasaktı

fakat bu büyülü dünya beni öylesine cezbediyordu ki

kendimi okumaktan alıkoyamıyordum

insanlar hergün meydanlara yürür ve elinde avucunda ne varsa

bir bir yakardı kitaplarını

içimde farklı dillerde geziniyordum

tanımadığım insanlarla sohbet etmek, bilmediğim konuları öğrenmek

tek gündemimdi

sıra arkadaşım Ermeniydi

ara sıra nehir kenarında buluşur gizli gizli ermenice öğrenirdim

sıkı yönetimin olduğu dönemde

anne babamla dahi konuşmazdık bu konuları

ne var ki çocukluğun vermiş olduğu cesaretle

aniden babama Hitler yahudi değil mi, neden kendi soyunu yok etmek istiyor dedim meraklı gözlerle

o anki yediğim tokatla neye uğradığımı şaşırdım

yatağıma uzandığımda

gece boyu bunu düşündüm

babam bizim için çabalıyordu

müştemilatta kalmamıza izin veriliyordu

fakat babamı ne tetiklemiş olabilirdi bu denli öfkeye sürükleyebilecek...

sabah erkenden kalkıp gizlice bayan Angela'nın kütüphanesine girdim

kitapların hiçbirinde Hitler yazmıyordu

kocasından nefret mi ediyordu yoksa?

yukarıya çıkmam kesinlikle yasaktı

birgün gizlice kitap okurken oracıkta uyuyakalmıştım

Bayan Angela saçlarımı severek uyandırdı ve el işareti yaparak sessiz olmamı söyledi

o an ne diyeceğimi şaşırdım

bana kızmamıştı

babama söylememişti

giderken istediğim zaman gelip burada kitap okuyabileceğimi söyledi

dönemin en çarpıcı kitapları o kütüphanedeydi

ve hiçbiri yakılmıyordu

kendimi dünyanın en şanslı kızı olarak adletmiştim

ta ki babam merdivenden düşüp belini sakatlayana dek...

çalışamayacak kadar güçsüz düşmüştü artık

müştemilattan ayrılmamız bu şekilde gerçekleşmişti

bayan Angela giderken

Beethoven kitabını hediye etmişti...


köyümüze döndüğümüzde her taraf yağmalanmıştı

insanlar hızlıca koşuyor, ahırlar talan ediliyordu

babam saklan diyerek bağırdığında onları son görüşümdü

korkudan oracıkta kalakalmıştım

mermiler yanımdan geçiyordu

o an ben de yere yatarak ölü taklidi yaptım

ağlamayacak kadar kaskatıydı vücudum

yanımdan geçen askerler beni fark etmemişti...

gidecek hiçbir yerim yoktu

hava kararınca yavaşça kendimi doğrulttum ve son kez annemle babamın yüzüne baktım

ağlamadım...

işte

o zaman anladım babamın neden tokat attığını...