KURTULMAN GEREKEN 3 DÜŞMAN ( Kararsızlık- Şüphe-Korku)

16 KASIM 3 dakika, 12 saniye 3 dakika, 12 saniye.

Kararsızlık, korkunun fidesidir.

Kararsızlık, şüpheye dönüşür. İkisi birleşir ve korku haline gelir. İyi haber şu ki; zayıflığın bir işareti olan kararsızlık, çabayla üstesinden gelinecek bir durumdur. Kararsızlığın üstesinden geldiğini gördükçe, şüphelerinin ve korkularının azaldığını fark edersin.

Su, çimento için nasıl bir anlam taşıyorsa; kararlılıkta insan karakteri için aynı anlamı taşımaktadır.

Kararlı olmadığın sürece hiçbir işte hatta sadece işte değil, hayatta da kayda değer bir başarı elde etmen mümkün değil maalesef.

Kararlılık, insanın öz saygısını besleyen en temel noktadır. ( Bu anlamda Haruki Murakami’nin “Koşmasaydım Yazamazdım” isimli kitabını tavsiye ediyorum. Yazarın kendi hayatından kararlılık ve öz saygıya dair müthiş örnekler var )

İstedikleri hedeflere ulaşmış insanların ortak özelliklerine baktığında hızlı karar alan ve aldığı karardan kolay kolay vazgeçmeyen kişiler olduğunu görüyoruz. Bir de bu insanların hedeflerine doğru ilerlerken “stratejik vazgeçiş” özelliklerinin olduğunu söylemeden geçmek doğru olmaz. “Stratejik Vazgeçiş” önemli ve ayrı bir yazının konusu.

Kaldığım yerden devam etmem gerekirse; istediklerini elde edemeyen insanlara baktığımızda da çok yavaş karar alan ve aldığı karardan çok hızlı vazgeçen kişiler olduğunu görüyoruz.

Peki kararlılık alışkanlığını nasıl kazanabiliriz?

Bununla alakalı olarak Napoleon Hill, kararlılık alışkanlığına götüren 4 adım olduğunu söylüyor. Bunlar;

Ateşleyici bir arzuyla desteklenen belirli ve kesin bir amaç,

Sürekli eylemlerle uygulanan bir plan,

Akrabaların, arkadaşların veya tanıdıkların olumsuz önerileri dahil bütün olumsuz ve cesaret kırıcı etkilere karşı kapalı bir zihin yapısı (Bunun için önemli iki tane icat var bu arada kulak tıkacı ve at gözlüğü :) )

Kişiyi hem amaç hem de planın uygulanmasında cesaretlendirecek bir veya daha fazla insanın dostça ittifakı,

Yukarıda paylaştığım adımları gerçekten bir şeyleri elde etmek isteyen kişiler uyguladıklarında ne kadar nokta atışı tespitler olduğunu göreceklerdir. Tecrübeyle sabittir :)

Şimdi de “şüphe” konusuna gelelim. Aslında şüphenin temelini de “güvenmeme” duygusu oluşturuyor. Güven sonradan ve zamanla kazanılır, geliştirilir. Etrafına güven yaydığını bildiğiniz, endişeleri yok etmiş, her zaman ve her yerde rahat olan insanlar sahip oldukları güvenin her bir parçasını aslında bizzat kazanmışlardır.

Doğru karar alma alışkanlığını kazandıkça, kararlılığınız güçlendikçe, kendine karşı olan güvenin artacağından dolayı olaylara ya da kişilere karşı daha az şüpheyle yaklaşacaksın.

Korku gerçektir. Korku, başarının bir numaralı düşmanıdır. Korku kişiyi fırsatları göremez hale getirir ve fırsatları değerlendirmekten alıkoyar. Fiziksel canlılığı yavaş yavaş yok eder. İnsanları hasta eder. Bedensel sıkıntılara sebep olur. Ömrü kısaltır.

Kararsızlık, şüphe, erteleme hastalığı, eleştirilme düşüncesi korkuyu besler.

Korkuyu yenebilmek için önce onun varlığını kabul etmelisin. Harekete geçmek. Eylem, korkuya çare olur ve tedavi eder.

Zor problemlerle karşılaştığımızda, harekete geçene kadar, adeta çamura gömülü kalırız. Umut bir başlangıçtır. Ama zaferler kazanmak için umudun eyleme ihtiyacı vardır unutma lütfen.

2K ve 1Ş’den kurtulmak için hemen harekete geçeceğin ve ilk adımı atacağın bir hafta diliyorum ;)

Eren Gökyer’den 

Saygılarımla