Havuz problemleri problem değil artık

30 OCAK SPOR

Tahmini okuma süresi: 2 dakika, 57 saniye.

1963’lü Efsane basketbolcu Michael Jordan Ekselansları bir mülâkatta “Beni buraya getiren yeteneğimdir ama unutulmasın ki beni burada tutan karakterimdir” demiş; Ders niteliğinde bir açıklama yaptı bildik efsâne. Tabiî bir ay sonra da, o sezon şampiyon oldukları takımı Chicago Bulls’un takım halindeki eski ABD Başkanı George Bush ziyaretine katılmadı. Açıklama olarak da; “Çok yorgunum, Miami tatilimi yarıda kesemem” demişti. Bunun üzerine de takım arkadaşı Horace Grant de spor medyasına; “İşte Mike’nin karakteri ve adaleti bu” diye açıklama yaptı. Nitekim büyük balık küçük balığı yuttu ve Grant takımdan o sezon gönderildi. E neydi olacağı; Jordan; Kişisel başarıları arasında 5 kez MVP ödülü aldı ve 10 kez All-NBA Takımı ilk beş kadrosunda yer aldı. 9 kez NBA En İyi Savunma Kadrosu ilk beşinde, 14 kez NBA All Star maçında ve 3 kez ise NBA All Star maçı en değerli oyuncusu başarısı kazandı. İstatistiklerde 10 kez ligin en çok sayı atan oyuncusu, 3 kez top çalma birincisi oldu. Bunların dışında 6 kez NBA Finalleri MVP Ödülü aldı. Bunlarla birlikte 1988 yılında NBA Yılın Defans Oyuncusu ödülü kazandı ve sonuçta 6 şampiyonluk yüzüğü var. 1999’da, ESPN tarafından 20’nci yüzyıldaki Kuzey Amerika’nın en büyük sporcusu ilan edildi.

E başka büyük balık durumları? Fatih Terim’in Milan’dan gönderilişini hatırlarsınız. Abi Inzaghi penaltıyı dışarı atar Maldini de faturayı keser. Ne de olsa Milan babalarının çiftliği. Yer mi İtalyan çocuğu! Neyse, bizi biz yapan duygularımızdır. Duygular insanın doğal motivasyonudur aynı zamanda. Sevinç, sevgi, kin, nefret, öfke, korku, endişe gibi duygular insan ve insanlık tarihine yön vermişlerdir. Tabii kitleleri yönettiğini sanan sözde liberal liderler, amaca ulaşmada yukarıda belirtilen duyguların birçoğunu istemeden de olsa deşifre ederler. Bu durum aynı şekilde sporcularda da devam eder. Onlar da tıpkı bizim gibi etten kemikten varolan canlılar. Beyinleri, kalpleri ve üstelik yoğun egoları var. Millî futbolcu rahmetli Metin Oktay intihar ettiği gece öncesi evindeki akvaryum balıklarını tek tek olta ile avlamış. Kimbilir neler hissediyordu o an ama ölmek istediği de kesindi ve canına kıydı maalesef.

Sporcular özellikle işler ters gittiğinde veya süpriz engellerle karşılaştıklarında, bir takım baskılar, arzular, talepler ve beklentiler sonucu duygusal çıkmazlara imkân verirler. Bu süreçte tüm temel motorik özelliklerini maksimum seviyeye yükseltmek için canla başla uğraşırlar ama sporda zekayı hep gözardı ederler. Tabiî zeka yanında karakteri de unutmamak lazım. Yıllarca IQ yani akademik zeka ile kimimize dahi, kimimize gerizekalı dendi. Yazık. Hiç kimse de bebelerin zeka gruplarını araştırmayı düşünmedi. Dört nesil dahi veya gerizekalı modunda hayatımızı sürdürdük. Artık çocuklar birbirlerine; “Sen benden çok daha iyi havuz problemi çözebilirsin ama ben de senden çok daha iyi gitar çalarım veya okul basketbol takımının vazgeçilmez oyuncusuyum. Sen benden daha zeki değilsin” diyebiliyor. Bu arada havuz problemleri nedeniyle bebeler havuzdan nefret eder oldu ama unutulmasın ki havuz problemleri artık problem değil, hele hele de resimdeki 3 isim varsa ki az önce yeniden The Last Dance keyifle.