AYNA

15 ARALIK 2 dakika, 28 saniye 2 dakika, 28 saniye.

“AYNA”

Ne değerli bir materyal olduğunu insan kendini tanımaya başladığında anlıyor.

Düşünsenize yüzyıllar boyunca kendinin farkında olmadan yaşamış bir defa bile aynaya bakmadan yaşam sürecini tamamlamış insanları...

Kendinle yüzleşmek, kendini keşfetmek ve kendini tanımak en önemli erdem olsa gerek. Ayna’nın olmadığı dönemlerde insanlar kendini bir su yansımasında izlerdi tıpkı antik yunan mitolojisinin 12 tanrısından en yakışıklı ve en güzeli olan “narcissus” gibi…

“Narcissus, yunan mitolojisinde yer alan, inanılmaz derecede yakışıklılığından dolayı sudaki yansımasına aşık olan bir karakterdir.” Öylesine kendine aşık ve kendini beğenmiş ki etrafındaki hiç kimseyi gözü görmüyor ve kensine aşk besleyen güzeller güzeli “echo” yu görmezden geliyordu. Eco bu genç yakışıklı avcıya ilk görüşte âşık olur. Ancak narcissus bu sevgiye karşılık vermeyerek, peri kızının yanından uzaklaşır. Ekho bu durum karşısında günden güne eriyerek, kara sevda ile içine kapanarak ölür.

Narcissus’un kibiri Eco’nun ölümüne sebep olur, bu sebeple; tanrılar toplanarak narcissus’a verilecek cezaya karar verirler. Narcissus’un cezası aslında narsisizmin başlangıcı olur. Narcissus bir dere kenarında suya bakacak ve sudaki yansımasını görerek kendine aşık olacaktır. Böylece kendini beğenmişliği imkansız bir aşka dönüşecek ve kendinden başka kimseye ilgi duymayacaktır.

Ancak kendisine duyacağı aşk sebebiyle karşılık bulamayınca aşkından ölecektir ve öldüğü yerde tohumlanan bir çiçek filizlenecek ve bu çiçek insanlığa tevazu ve alçak gönüllülüğü ifade edecektir. Bu çiçeğin adı “Nergis” dir.

Narsist kişilik bozukluğu,

Temel olarak kişinin kendine duyduğu özgüvenin, normalden çok daha fazla olması durumudur. Bu rahatsızlıkta ortaya çıkan belirtilerin hepsinin altında, kişinin duyduğu bu aşırı özgüven sorunu yatar. Bu kişiler kendilerini diğer insanlardan daha üstün ve daha özel hisseder.

İnsanın kendini tanıması, kendi sınırlarını bilerek yaşaması ve narsistleşmeden yaşam sürmesi hayatını anlamlandırarak yaşamasını sağlar ve amaçları her zaman en yüksek motivasyonu olur.

Facing the Giants (Devlerle Yüzleşme) filmindeki bir sahne insanın sınırlara takılmadığında kendi gücünü keşfetettiğini harika bir şekilde ifade ediyor. Gerçek bir piskolojik sermayeye ihtiyacımız var, öz benliğimizi keşfetmeliyiz. Eğer bu bilince ulaşmazsak farketmeden birer narsiste dönüşebiliriz.

İnsanın narsistleşmeden “kendini sevebilmesi” hor görmeden “kendine güvenmesi” nefret etmeden “kendine saygı duyması” ve bilmeyerek “alçak gönüllü olması” gerekir.

Özetlemek gerekirse; Narsisizm tuzağına düşmeyin!!!